25 Mayıs 2013 Cumartesi

Kadir Gecesinin Büyüklüğünü İnsanın Anlaması Mümkün Değildir



Bu gece muazzam bir gecedir, çünkü bu gecenin hakikatini anlamak, beşer idrakinin çok üstündedir. "Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin." Avamdan insanların zihinlerinde bu gece ile ilgili olarak yaygın hale gelen birçok efsaneye sarılma ihtiyacı duymadan belirtelim ki: Bu gece, yüce Allah'ın şu Kur'an'ı indirmeye başlamak için onu seçmesi açısından büyük bir gecedir. Bu gece varlık alemine nur feyezanı çağlamakta, mahlukata ışık yağmurları yağmakta, insan vicdanında ve beşer hayatında Allah’ın ruhundan coşan selamet ırmakları akmaktadır, işte bunun için büyük bir gecedir. Yine bu gece, Kur'an'ın inanç sistemini, ve yeryüzüne ve vicdanlara yaydığı (dahili) terbiyeyi ihtiva etmesi bakımından büyük bir gecedir. Bu akidenin içerdiği düşünce ve inançlar, edep ve hükümler hem yeryüzünde hem de insanların iç dünyasında huzuru yayar. Meleklerin ve bilhassa Cebrail’in, Rabbilerinin izniyle inmeleri ve beraberlerinde bu Kur’an olarak gökyüzü ile yeryüzüne yayılmaları.. böyle bir alem-şümul ihtifali (kainat çapındaki toplantıyı/şenliği), Kadir suresinin birkaç kelimesi akılları durdurucu bir ifadeyle tasvir etmektedir. (İşte bunun için büyük bir gecedir!)

Bugün biz, (asırlarca) birbiri ardı sıra uzayıp gelen nesillerin ardından o mübarek ve mutlu geceye (çağlar gerisinden uzaktan uzağa) bir göz attığımızda.. o gece bütün yeryüzünün şahit olduğu, akıllara durgunluk veren muhteşem ihtifali hayalimizde canlandırdığımızda.. ve o gecede olan olayların hakikatini (içyüzünü) derinden derine düşündüğümüzde, sonra o olayların aşama aşama zamanın, yeryüzünün, kalplerin ve akılların düşünceleri üstüne bıraktığı etkileri ve izleri kavramaya çalıştığımızda.. gerçekten büyük bir olayla karşı karşıya olduğumuzu görür ve Kur’an-ı Kerim’in bu geceyle ilgili işaretindeki esrarın bir yanını idrak ederiz. "Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?" (...)
Biz –mü’minler- bu (Kadir gecesi) hatırasını hiçbir zaman unutmamakla emrolunmuşuz, ihmal etmemekle mükellefiz. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed -salat ve selam üzerine olsun- bu hatırayı ruhlarımızda canlandırmak ve ruhlarımızın ebediyyen asıl kaynağına bağlı kalmasını sağlamak ve kainatta meydana gelen kainat çapındaki o olayla daima ilişkilendirebilmek için bize gayet rahat ve kolay bir yol çizmiştir. Bu çizme işini ise, her yıl bu mübarek geceyi kutlayarak ve Ramazan’ın son on gecesinde (i’tikafa girmekle) onu bekleyip araştırarak ibadetle geçirmeye bizleri teşvik etmek suretiyle gerçekleştirmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder