Bu gece muazzam bir gecedir, çünkü bu gecenin hakikatini
anlamak, beşer idrakinin çok üstündedir. "Kadir gecesinin ne olduğunu sen
nereden bileceksin." Avamdan insanların zihinlerinde bu gece ile ilgili
olarak yaygın hale gelen birçok efsaneye sarılma ihtiyacı duymadan belirtelim
ki: Bu gece, yüce Allah'ın şu Kur'an'ı indirmeye başlamak için onu seçmesi
açısından büyük bir gecedir. Bu gece varlık alemine nur feyezanı çağlamakta,
mahlukata ışık yağmurları yağmakta, insan vicdanında ve beşer hayatında
Allah’ın ruhundan coşan selamet ırmakları akmaktadır, işte bunun için büyük bir
gecedir. Yine bu gece, Kur'an'ın inanç sistemini, ve yeryüzüne ve vicdanlara
yaydığı (dahili) terbiyeyi ihtiva etmesi bakımından büyük bir gecedir. Bu
akidenin içerdiği düşünce ve inançlar, edep ve hükümler hem yeryüzünde hem de
insanların iç dünyasında huzuru yayar. Meleklerin ve bilhassa Cebrail’in,
Rabbilerinin izniyle inmeleri ve beraberlerinde bu Kur’an olarak gökyüzü ile
yeryüzüne yayılmaları.. böyle bir alem-şümul ihtifali (kainat çapındaki
toplantıyı/şenliği), Kadir suresinin birkaç kelimesi akılları durdurucu bir
ifadeyle tasvir etmektedir. (İşte bunun için büyük bir gecedir!)
Bugün biz, (asırlarca) birbiri ardı sıra uzayıp gelen
nesillerin ardından o mübarek ve mutlu geceye (çağlar gerisinden uzaktan uzağa)
bir göz attığımızda.. o gece bütün yeryüzünün şahit olduğu, akıllara durgunluk
veren muhteşem ihtifali hayalimizde canlandırdığımızda.. ve o gecede olan
olayların hakikatini (içyüzünü) derinden derine düşündüğümüzde, sonra o
olayların aşama aşama zamanın, yeryüzünün, kalplerin ve akılların düşünceleri
üstüne bıraktığı etkileri ve izleri kavramaya çalıştığımızda.. gerçekten büyük
bir olayla karşı karşıya olduğumuzu görür ve Kur’an-ı Kerim’in bu geceyle
ilgili işaretindeki esrarın bir yanını idrak ederiz. "Kadir gecesinin ne
olduğunu sen nereden bileceksin?" (...)
Biz –mü’minler- bu (Kadir gecesi) hatırasını hiçbir zaman
unutmamakla emrolunmuşuz, ihmal etmemekle mükellefiz. Sevgili Peygamberimiz Hz.
Muhammed -salat ve selam üzerine olsun- bu hatırayı ruhlarımızda canlandırmak
ve ruhlarımızın ebediyyen asıl kaynağına bağlı kalmasını sağlamak ve kainatta
meydana gelen kainat çapındaki o olayla daima ilişkilendirebilmek için bize
gayet rahat ve kolay bir yol çizmiştir. Bu çizme işini ise, her yıl bu mübarek
geceyi kutlayarak ve Ramazan’ın son on gecesinde (i’tikafa girmekle) onu
bekleyip araştırarak ibadetle geçirmeye bizleri teşvik etmek suretiyle
gerçekleştirmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder