Kur’an’da adına bir sure bulunan tek kutsal gece ve ismi açıkça zikredilen tek kandil gecesidir. Kur’an-ı Kerim’de Kadir gecesi, 97. “Kadr Suresi” ile, 44. Duhan suresinin 3-6. ayetleri ve 89. Fecr suresinin 1-4. ayetleri ile taraf-ı ilahîden bildirilmiştir, fazileti ve mahiyeti haber verilmiştir. Kadir gecesi, bunlar içinde üç ayette ismen (97/1-3), beş ayette sıfaten (97/4-5; 44/3-5), iki âyette işareten (89/1, 4), üç âyette de zımnen ve mefhumen (89/2-3; 2/185) zikredilmiştir ki kutsiyetinin temeli de bu ayetlerdir. Buhari ve Müslim başta olmak üzere bütün, evet bütün hadis kitapları ile de Kadir gecesinin fazileti sütun sütun yükseltilmiş, duvar duvar örülmüştür, örgülenmiştir.
Kur’an’da “Kadr suresi” vahyin başlangıcından ve bu gecenin büyük kudsiyet, fazilet ve bereketinden, bu gece kainatı kaplayan ilahî esenlikten açıkça haber vermektedir. Kadir suresi, İbn-i Abbas ve bazı ulemaya göre Medine’de nazil olmuştur. Vâkıdî “O, Medine’de indirilmiş ilk suredir” demiştir. Katâde ve kimi ulemaya göre ise Mekke’de nâzil olmuştur. Yekunu 5 âyettir. Sure ismini ilk âyette geçen “Kadir gecesi” kelimesinden almıştır. Tefsir usûlünün ifadesiyle, surenin ilk üç ayeti mantûken nassî delaletle , 4-5. ayetleri de mantûken zâhirî delaletle Kadir gecesini bildirmektedir: “1. Biz o Kur’an’ı Kadir gecesi indirdik. 2. Bilir misin nedir Kadir gecesi? 3. Bin aydan daha hayırlıdır Kadir gecesi. 4. O gece Rablerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner... 5. Artık o gece bir esenlik gider.. tâ tan yeri ağarıncaya kadar.”
Duhân suresinde ise bu gecede indirilen Kur’an’a yemin edilmektedir, kadir gecesinin mübarek bir gece olduğu “mantûken zâhirî delalet”le bildirilmektedir: “1. Hâ, Mîm. 2. Açık olan ve gerçeği açıklayan bu Kitab’a yemin ederim ki; 3. Biz onu (Kur’anı) mübarek bir gecede indirdik. Çünkü Biz haktan yüzçevirenleri uyarırız. 4. O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile, o zaman yazılıp belirlenir.”
Fecr suresinde ise mantuken zâhirî delaletle (44/1, 4) iki ayet, mantuken işarî delaletle de iki ayet (44/2-3) Kadir gecesinden bahsetmekte ve üzerine yemin edilmektedir: 1. (Kadir gecesinin) Fecr(in)e, 2. O (Ramazan’ın son) on gece(si)ne, 3. Çifte ve teke, (yani tek ve çift gecelerine) 4. Akıp giden (yani o tek ve çiftli geceler içerisinde vakti her yıl değişmekte olan gizli kadir) gece(si)ne yemin olsun ki: Kıyamet gelecektir.” “Yemin olsun, andolsun fecre, on geceye, çifte ve teke, akıp giden geceye” şeklindeki kasemler, zâhir kasemdir. Çünkü “kasem edilen şey, kendisinde açıkça belirtilmiş”tir. Bu yemin, bazı müfessirlere göre Kadir gecesinin ehemmiyetini, azametini, şan ü şerefini gösterir; eğer bu kadar mukaddes olmasa idi üzerine yemin edilmezdi.
Bakara suresinde de, Allah’tan bir hidayet, furkan ve beyyinât olan Kur’an’ın Ramazan ayında indirildiğini bildiren: “Ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren ve hakkı batıldan ayıran en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur’ân o ayda indirildi.” âyet-i kerimede zımnen ve mefhumen Kadir gecesinin fazileti dercedilmiştir.
Görüldüğü üzere: Kadir gecesi, doğrudan dinin aslı olan Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ile mevcudiyeti, fazileti ve hususiyetleri sübut bulmuş olan «en kıymetli gece»dir.
Sünnet’te en büyük yeri olan ve hakkında en çok hadis-i şerif bulunan gecedir. Evet, Hz. Peygamber, yılın bütün mübarek gün ve geceleri içerisinde en çok Kadir gecesi üzerinde durmuş, onun hakkında konuşmuş, ve onu en büyük gayreti de onu kıyâm ile idrak edebilmek için ortaya koymuştur. Bunlar, yeri geldikçe ileride kaynaklarıyla zikredilecektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder